Hiç mesaj bulunmadı
Taksit | Tutar | Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 220.00 TL | 220.00 TL |
250 TL nin altındaki tutarlar için taksit yapılamamaktadır.
|
Taksit | Tutar | Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 220.00 TL | 220.00 TL |
2 Taksit | 110.00 TL | 220.00 TL |
Taksit | Tutar | Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 220.00 TL | 220.00 TL |
250 TL nin altındaki tutarlar için taksit yapılamamaktadır.
|
Taksit | Tutar | Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 220.00 TL | 220.00 TL |
250 TL nin altındaki tutarlar için taksit yapılamamaktadır.
|
Taksit | Tutar | Toplam |
---|---|---|
Tek Çekim | 220.00 TL | 220.00 TL |
250 TL nin altındaki tutarlar için taksit yapılamamaktadır.
|
Ödeme Türü | Toplam Tutar |
---|---|
Diğer Kredi Kartları | 220.00 TL |
Havale / Eft | 220.00 TL |
Posta Çeki | 220.00 TL |
Kapıda Ödeme | 230.00 TL |
Kapıda ödemeli siparişlerde +10,00TL kapıda ödeme hizmet bedeli ilave edilir. |
- Vade farksız taksitler KOYU renkte gösterilmektedir.
- X+X şeklinde belritilen taksitler (Örneğin: 2+3) 2 taksit olarak işleme alınmakta ancak ilgili bankanın kampanyası dahilinde 2 taksit üzerinden işlem yapıldığı halde 2+3 yani 5 taksit olarak kartınıza ve ödemenize yansımaktadır. (2 taksit seçilmiş olsa bile banka kampanyası dahilinde ekstradan vade farkı eklenmeden işlem 5 taksite bölünmektedir.)
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz, bu defa bir romanla okur karşısında.
Kitabının yaratım sürecinde “Tindersticks” adlı grubun şarkı sözlerinden, albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz, anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor. Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor.
Kuru Dallar Yangını, melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman.
“İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik, dedim, başka ne olabilirdi ki. Ah, haklısın elbet, dedi, aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı, iyi vakit geçirdik ama değil mi, diye sordu ve bir yanıt beklemeden, benden nefret etmiyorsundur umarım, diyerek kıkırdadı. Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı. Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim, ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim. Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim, yüzüne baktım, artık kimse kimseden nefret etmiyor, dedim. Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği, affetmediği, gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi. Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz. Bu bir lanet, dedim. Ya da beddua, dedi. Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü. Belki de öyledir, dedim, ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi, bizdik.”